Büyük İskender, Daniel'in kendisini büyük boynuz olarak simgelediği peygamberliğini öğreniyor!
{1’den 7’ye kadar olan bölümler atlanmıştır }
1. O zamanlarda Makedonya kralı Philip Ege’de Cerastes’in oğlu Pausanias tarafından haince saldırıya uğrayıp öldürülmüş, ve krallığı oğlu İskender devralmıştı. İskender Hellenspont’tan geçerek Darius' un generallerini Grancium’daki bir meydan savaşında yenilgiye uğrattı. Bundan sonra Lidya üzerine yürüyüp İyonya’yı kendisine bağladı, Caria üzerinden geçip başka yerlerde de belirtildiği gibi Pamfilya bölgesini egemenliği altına aldı.
{Sanballet ve Manassah hakkındaki paragraf atlanmıştır}
3. Bu sırada Darius, İskender’in Hellespont’tan geçip komutanlarını yendiğini ve ilerlediğini öğrendi, ve yaya ve atlılardan oluşan bir ordu toparlayıp Makedonları bütün Asya’yı fethetmeden önce durdurmaya karar verdi. Böylece Fırat ırmağını geçti ve Kilikya bölgesindeki Toros dağlarına gelip savaşa hazır bir halde Issus’ta düşmanı bekledi. Sanballat, Darius’un yenildiğine memnun olup Manasseh’ye, Darius düşmanlarını yendikten sonra geri gelecek olursa, kendisine verdiği sözleri derhal tutmasını bildirdi, çünkü yalnızca o değil, Asya’da oturan herkes, sayılarının çokluğuna bakarak Perslerin Makedonları yenilgiye uğratacağına emindiler. Fakat olaylar umulanın aksine gelişti; çünkü kral Makedonlarla girdiği savaştan mağlup ayrıldı ve ordusunun büyük bir bölümünü kaybetti. Ayrıca annesi, karısı ve çocukları esir alındı, ve İran’a kaçtı. Böylece İskender Suriye’ye gelip Şam’ı aldı; ve Sidon’u ele geçirdiği sırada Sur kentini de kuşattı. Bu sırada Yahudilerin başkahinine bir mektup gönderip kendisine yardımcılar göndermesini ve ordusuna mühimmat sağlamalarını istedi; ayrıca daha önceden Darius’a gönderdiği hediyeleri şimdi kendisine gönderecek ve Makedonların dostluğunu kazanacaktı, bunun için hiç bir zaman pişmanlık duymamalıydı. Ancak başkahin elçilere, daha önceden Darius’a bağlılık yemini ettiğini ve o henüz bölgedeyken bu yemini bozamayacağını bildirdi. Bunun üzerine İskender çok kızdı; ve neredeyse ele geçirmiş olduğu Sur kentinden ayrılmaya niyetli olmamasına rağmen, kenti alır almaz başkahinin üzerine yürüyüp onun yoluyla bütün insanlara sözlerini kime karşı tutmaları gerektiğini öğreteceği tehtidini savurdu. Böylece, oldukça sıkıntılı bir kuşatmadan sonra Sur’u alıp işlerini düzene koyduktan sonra Gazze şehrine gelip kuşattı ve askeri birliğin önderi olan Babemess’i esir etti.
4. ... İskender Gazze’yi aldıktan sonra Kudüs’e gitmek için acele etti; ve başkahin Yaddua bunu duyunca korkuya kapıldı, çünkü Makedonlar’la nasıl karşılaşabileceğini bilmiyordu, çünkü kral onun şimdiden itaatsizlik göstermesinden rahatsızdı. Bu yüzden halkın Allah’a yalvarışta bulunarak kendisine kurban sunularında eşlik etmelerini buyurdu, ve dua ederek Allah’tan halkını korumasını ve üzerlerine gelmekte olan tehlikeden kurtarmasını diledi. Bunun üzerine Allah, kurbanların sunulmasından sonra bir rüyada kendisini uyararak cesur olmasını ve şehri süsleyip kapılarını açmasını; halkın beyazlar giyinmesini, fakat kendisinin ve kahinlerin kralı kendi düzenlerine göre karşılamalarını ve kötü bir sonuç olacağı korkusuna kapılmamalarını buyurdu, çünkü Allah’ın lütfuyla bundan kurtulacaklardı. Bunun üzerine, uyandığında çok sevindi ve Allah’tan aldığı bütün uyarıları halka duyurdu. Kendisine rüyada bildirilen her şeyi yerine getirdi ve kralı beklemeye başladı.
5. Kralın şehre yaklaştığını anladığında kendisiyle beraber kahinler ve kalabalık bir topluluktan oluşan bir alayla yola çıktı. Alay muhteşemdi, ve diğer milletlerinkilerden tamamen farklıydı. Safa adında bir yere geldiler, Safa kelimesi bir beklentiyi ifade eder, çünkü o zamanda hem Kudüs hem de maded için bir beklenti mevcuttu. Onu izleyen Fenikeliler ve Kildaniler, kralın memnuniyetsizliğinden ötürü şehri yağmalayıp başkahini ölüme mahkum etmesini bekledilerse de, tam tersi oldu; çünkü İskender uzaktan beyazlar giyinmiş kalabalığı ve başında Allah’ın adının yazılı olduğu altından bir levha olan bir başlık giyen başkahini gördüğünde, kendisi yaklaşıp bu isme saygı gösterdi, ve önce başkahini selamladı. Yahudiler de hep birlikte böyle yaptılar, bir ağızdan İskender’i selamladılar ve etrafını çevrelediler; bunun üzerine Suriye kralı ve beraberindekiler İskender’in yaptığından ötürü şaşkınlığa uğradılar ve aklını kaçırdığını düşündüler. Ne var ki, Parmenio yalnız başına onun yanına gidip, nasıl olup ta herkes kendisine saygı gösterirken onun Yahudilerin baş kahinine saygı gösterdiğini sordu. İskender onu şöyle yanıtladı: “Ben başkahine değil, onu onurlandıran Allah’a saygı gösterdim, çünkü bu adamı, bu kıyafetleri giyinmiş olarak rüyamda gördüm. Makedonya’daki Dios’taydım ve Asya bölgesini nasıl ele geçireceğimi düşünüyordum, bu adam benim beklemeyip denizi aşmamı, çünkü ordumu kendisinin yöneteceğini ve bana Perslere karşı zafer vereceğini söyledi. Bu yüzden, daha önce hiç kimseyi bu giysilerle görmediğim için bu adamı gördüğümde rüyamı ve rüyamda aldığım öğüdü hatırladım; bu orduyu ilahi emirle getirdiğime inanıyorum ve onunla Darius’u yenilgiye uğratıp Perslerin gücünü kıracağım, ve her şey aklımdan geçenlere göre gelişecektir.” Bu sözleri Parmenio’ya söyledikten sonra başkahine sağ elini uzattı, kainler onunla birlikte yürüdüler ve şehre girdi. Ardından tapınağa gidip başkahinin tarifine göre Allah’a kurbanlar sundu ve hem başkahine hem de diğer kahinlere mükemmel şekilde davrandı. Kendisine Daniel’in kitabı gösterildi, burada bir Yunanlının Pers imparatorluğunu yok edeceğini yok edeceğini gördüğü zaman kastedilen kimsenin kendisi olması gerektiğini düşündü. Bundan memnun olduğu için kalabalığa o gün için izin verdi; ertesi gün ise onları çağırıp kendisinden nasıl bir lütuf beklediklerini sordu, bunun üzerine başkahin atalarının yasalarını yerine getirme ve yedinci yılda vergiden muaf olma özgürlüğü istedi. İstedikleri her şeyi kendilerine verdi. Kendisinden Babil’deki ve Medya’daki Yahudilerin de kendi yasalarını yerine getirebilmelerini rica ettiklerinde, bundan böyle istedikleri her şeyi seve seve yerine getireceğini vaadetti. Ve kalabalığa, eğer içlerinde atalarının yasalarına uyabilme ve onlara göre yaşayabilme özgürlüğü koşuluyla, ordusuna gönüllü olarak katılmak isteyenler varsa onları da kendisiyle beraber götürmek istediğini bildirdi. Pek çok kişi de ona savaşlarında eşlik etmeye hazırdı.
{kalan bölümler atlanmıştır }
![]()
Hazırlayan: Allen Roy. İngilizce’den çeviren: Bilek Güler. Son güncelleme: 28/04/2002