DANİEL PEYGAMBERLİK SÖZLERİ ÇALIŞMASI:
Belge 1, Ders 9

KÜÇÜK BOYNUZUN KİMLİĞİ

Bu derste işlenen (Daniel 7 ve Vahiy 13’te bildirilen) ayırdedici özelliklerden, bu küçük boynuzun Roma İmparatorluğunun çöküşü ve batı Avrupa’nın 10 barbar kavim tarafından yönetilmesi sırasında yükseleceği açıkça anlaşılmaktadır.

  1. Putperestliği Allah’a doğru şekilde tapınmayla karıştıracak,
  2. İnsanları kendisine ibadet etmeye zorlayacak, (dolayısıyla bu dinsel bir güçtür)
  3. Kendisiyle anlaşmazlığa düşenlere baskı yapacak,
  4. Göklerin Allah’ına küfredecek,
  5. 1260 yıl boyunca hüküm sürecek,
  6. Ölümcül bir yara alacak, bu yara iyileşecek ve “bütün” dünya ona tekrar tapınacak,
  7. En büyük iddiası ise zamanları ve yasayı değiştirebilme yetkisi olacaktır.

Bu ayırdedici özellikleri alıp, her hangi bir ansiklopedi veya tarih kitabını açıp ortaçağın karanlık dönemini, yani Kutsal Kitab’ın bu gücün yükseleceğini bildirdiği dönemi incelediğimizde, bütün bu özelliklerin ancak tek bir güçte toplandığını görürüz. Bu güç Papalık’tır. Lütfen unutmayın; burada kişiler hakkında konuşmuyoruz. Allah’a karşı bir sistemden bahsediyoruz. Katolik dininin içinde İsa’yı sevip ona hizmet eden pek çok samimi ve iyi insan vardır. Allah onları seviyor ve onlara bu güç tarafından kandırılmamaları için rahmetiyle bu uyarıyı gönderiyor.

Şimdi Daniel 7 ve Vahiy 13’deki ayırdedici özellikleri tekrar inceleyelim ve Papalığın nasıl bu özelliklerin tümünü birden açık bir şekilde taşıdığını görelim.

DANİEL'İN AYIRDEDİCİ ÖZELLİKLERİ

  1. On kavmin arasından yükseldi

    Roma İmparatorluğu çöküp dünya barbar kabilelerin istilasına uğradığında başka bir birleştirici güç sahneye çıkmıştı. Bu güç Papalık’tı. Roma’nın çöküşünden sonra on kavim arasından bu şekilde başka hiç bir güç yükselmedi.

  2. Üç boynuz söküldü

    533 yılında Roma İmparatoru Jüstinyen, Roma piskoposunun bütün Hristiyan topluluklarının başı olduğunu ilan etti. Ne var ki Roma, Ostrogotlu Büyük Teodor’un elindeydi. Teodor Katoliklere iyi davrandıysa da, kendisi Arian (sapkın bir Hristiyan akımı) mezhebine mensuptu. Jüstinyen Roma’yı Arianların elinden kurtarmaya karar verdi ve kendi seçtiği bir papayı oraya getirdi (önceki papalar Arianlar tarafından seçilmişti). 534 yılında Belisarius’u Roma’yı ele geçirmeye gönderdi. Yeni kral Witigis’in idaresi altındaki Arian Gotlar Belisarius’un Roma’ya yürümesine izin verdiler. Beliarus, 538 yılında papa Silverius’u tahttan indirip yerine Jüstinyen tarafından seçilen Vigilius’u getirdi.

    540 yılında Ostrogotlar Belisarius’a teslim olmuşlardı, ancak o Jüstinyen tarafından geri çağrıldı. Yokluğunda Totila adında yeni bir liderin önderliğinde tekrar isyan ettiler. 546 ve 549 yıllarında Totila Roma’yı, sonradan da bütün İtalya’yı ele geçirdi. Ne var ki, sonunda yenilgiye uğradı ve 562 yılından itibaren Ostrogotların İtalya’da isimleri bile duyulmaz oldu. Bu, küçük boynuza yol açmak için sökülen üçüncü boynuzun sonuydu. Diğer iki boynuz (Heruli ve Vandallar) çoktan yenilgiye uğramışlardı.

  3. İnsan gözü gibi gözler

    Papalığın başında, binlerce insanın hayatını etkileyen kararlar alan bir insan oturmaktadır.

  4. Yüceler Yücesine küfürler söyleyen bir ağzı vardı

    Bu üç noktayı göz önüne alın:

    1. Daniel kitabından, Allah’ın putperestlikle Mesih inancını karıştırılmasını istemediğini öğrendik. Fakat Konstantin Hristiyanları desteklemeye başladıktan sonra putperestler çığ gibi kiliseye akmaya başladılar ve kilise ilk Mesih imanlılarının doktrinlerini değiştirdi. Putperestlerin Mesih inancına kolayca uyum sağlamalarını sağlamak amacıyla putperest adetler Mesih inancının içine sızdırıldı. Örneğin, putperestler tanrılara ve tanrıçalara ibadet ediyorlardı, oysa Mesih imanlılarının tek bir Allah’ı vardı. Bu yüzden kilise, azizlere dua etme adetini getirdi. Bu adet putperestlikteki gündelik tanrıların (evde kullanılan putların) yerine geçti. Ayrıca Mesih inancında dişi ilah da yoktu, böylece Papalık Meryem’i, Allah ile insan arasındaki tek aracı (1 Timoteos 2:5) olan İsa’nın yerine yükseltti. Bu süre içinde Roma’nın hristiyanlaştırdığı diğer pek çok putperest adet vardır.

      "Bize Eusebius tarafından çeşitli yollarla bildirildiğine göre, Konstantin yeni dini putperestlere sevdirmek için ona alıştıkları dış görünüşü giydirdi. Protestan yazarların bize ayrıntılı çalışmalarla bildirdikleri şeylere girmeye gerek yoktur. Tapınakların kullanımı, belirli azizlere adanan şeyler, törenlerde ağaç dallarıyla yapılan süslemeler, esanslar, ışıklar ve mumlar, hastalıktan kurtulmak için sunulan adaklar, kutsal su, sığınaklar, tatiller ve mevsimler, takvimin kullanımı, alaylar, tarlaların kutsanması, ayin cüppeleri, evlilik yüzüğü, Doğu’ya doğru dönmek, daha sonraki zamanlarda resimler, muhtemelen kilise ilahileri ve Kyrie Eleisen, bunların hepsi putperest kökenlidir ve Kiliseye sokularak kutsanmışlardır."

      John Henry Cardinal Newman, "An Essay on the Development of Christian Doctrine," Longmans, Green & Company, Londra, 1920. s. 373

    2. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir? (Markos 2:7) Buna rağmen papalık, insanların günahlarını bağışlamaya yetkili olduğunu iddia ediyor:
      1. "Ve Allah kendi rahibinin, tövbekar kimsenin buna uygun olup olmadığına göre bağışlama ya da bağışlamama konusunda verdiği karara uymaya mecbur ediliyor." "Duties and Dignities of the Priest", Liguori, s. 27.
      2. "Kurtarıcı bir kiliseye gelecek ve günah çıkarma aytinini yönetecek olsaydı, ve bir rahip de bir ayinde bulunduğunda, İsa her bir tövbekara ‘Ego te Absolovo’ (günahlarını bağışlıyorum) der, ve buna benzer şekilde rahip de kendisine gelen her bir tövbekara ‘Ego te Absolovo’ der, böylelikle tövbekarların her biri aynı şekilde bağışlanmış olurdu." Aynı yer, s. 34
      3. "Rahip, Kurtarıcının yerini tutar, ‘Ego te absolvo’ dediğinde günahları bağışlar." Aynı yer.
    3. Yahudiler İsa’yı taşlamaya çalıştılar, çünkü Allah’a ait nitelikleri kendi üzerine almıştı. (Yuhanna 10:33). Katolik Kilisesi tarafından ileri sürülen aşağıdaki iddialara bakınız:
      1. "Bu nedenle rahipler İsa Mesih’in anababası sayılır: bu ünvan onlara Aziz Bernard tarafından verilmiştir, çünkü onlar İsa’nın kutsanmış ekmekte gerçekten yer almasını sağlayan etken sebeptirler." Aynı yer, s. 32
      2. "Bu nedenle rahip bir şekilde kendi Yaratıcısının yaratıcısı sayılır, çünkü kutsama sözlerini söyleyerek İsa’yı ayindeymişçesine yaratır."Aynı yer.
      3. "Kutsal Yazılarda İsa’ya verilen bütün isimler, kilisenin önderi olması dolayısıyla Papa için de geçerlidir." "On the Authority of Councils," 1619 basımı, kitap 2, bölüm 17.
      4. "Biz bu dünyada, herşeye gücü yeten Allah’ın yerini tutuyoruz." "The Great Encyclical Letters of Leo," XIII, sayfa 304
      5. "Sen çobansın, sen doktorsun, sen yöneticisin, sen kocasın; son olarak da sen yeryüzündeki diğer bir tanrısın." Christopher Marcellus "Oration in the Fifth Lateran Counsil," Session IV (1512) in Mansi SC, cilt 32, Col. 761 (Latince).

      Yukarıda alıntı yapılan Roma Katolik iddialarını incelediğimizde papalığın Yüceler Yücesine karşı sözler söylediğinden ve putperestlikle Mesih inancını birleştirdiğinden hiç bir şüphe kalmaz.

  5. Kutsallarla savaş yapacak

    Engizisyonun ve diğer muhtelif dinsel gruplara uygulanan baskının sonuçları herkesçe bilinmektedir. Katolik Kilisesine göre onlar sapkındılar, başkalarına göre ise onlar Kutsal Kitab’a ve öğretilerine sadakatle bağlı kutsallardı.
  6. Zamanları ve yasayı değiştirmeyi tasarlayacak

    Bu derslerin ilerleyen bölümlerinde Roma Katolik Kilisesinin bunu nasıl gerçekleştirmeye çalıştığını ayrıntılarıyla göreceğiz.

  7. 1260 yıl boyunca hüküm sürecek

    Küçük boynuzun gücünün başlangıcını hangi tarihe dayandırıyoruz?

    538 yılında Belisarius Vigilius’u (Jüstinyen Roma Piskoposunu bütün kilisenin başı olarak ilan ettikten sonra onun tarafından seçilen ilk papa) Roma’ya yerleştirdikten sonra Vigilius bir ihtilafı çözmek için İstanbul’a çağrıldı. Vigilius dışarıdayken Totila Roma’yı ele geçirdi, ve daha sonra da Ostrogotlar yenilgiye uğratıldı. 556 yılında, Pelegius (Jüstinyen tarafından Roma’ya dönerken ölen Vigilius’un yerine seçilen papa) Roma’ya döndü. Kilisenin başı olarak ilan edilen Roma Piskoposu, Ostrogotların tamamen sürülmesi sırasında Roma’da olmamasına rağmen, Roma’nın tek piskoposu olarak kaldı. Bu yüzden Roma Piskoposunun bütün Hristiyan kilisesinin önderi olarak ilan edilmesi 538’de Vigilius’la birlikte başlar.

    Daha sonra, Birinci Gregory’nin idaresi sırasında (590-604), Papalık Devletinin ve dünyevi Papalık idaresinin temelleri atıldı.

Küçük boynuz yavaş yükseliyordu. Küçük olarak başladı fakat zamanla güç kazandı. Üç Arian kavim önünden söküldü. Onların arasında ve onların yerine Papalık güç kazanmaya başladı.

Tam 1260 yıl sonra, 1798 yılında, Napolyon’un generali Berthier Vatikan’ı istila etti ve papayı tutsak aldı.

Roma kilisesinin tarihi boyunca pek çok papa tutuklanmış ya da öldürülmüştü. Ne var ki, 1789 yılında Allah’ı reddedip ateizme yönelen Fransızların papayı tahtından etmesi çarpıcıdır, çünkü 1290 yıl önce (Daniel 12:11), M.S. 508 yılında Klovis’in önderliğindeki Franklar, Roma’nın öğretilerini kabul edip Arianizm’i reddeden ilk kavim olmuştu.

VAHİY’DEKİ AYIRDEDİCİ ÖZELLİKLER

  1. Gücünü, tahtını ve yetkisini Ejderha’dan alıyordu

    Ejderha öncelikle Şeytan’ı temsil eder (Vahiy 12:9). Ne var ki, iblis çeşitli vasıtalarla, bu konuda da Putperest Roma aracılığıyla çalışıyor. Roma imparatorları çöküşe geçen imparatorluğun başkentini Roma’dan İstanbul’a taşıdıklarında Papa’yı Roma’daki yetki sahibi güç olarak bıraktılar. Sezarların gücü Roma piskoposunu destekledi ve onu bütün piskoposların önüne geçirerek Hristiyan dünyasının önderliğine yükseltti. Gerçekten de Putperest Roma, Papalığa gücünü, yetkisini ve tahtını vermişti. Papalık, Demir bacakların krallığının ilk aşamasının devamıdır.

  2. Ölümcül bir yara aldı

    Fransız general Berthier 1798 yılında papayı tutukladığında, ölümcül darbeyi vurdu. Pek çok kişi Papalığın sonuna geldiğini ve asla iyileşemeyeceğini düşündü. Gerçekten de ölümcül bir yara almıştı.

  3. Ölümcül yara iyileştirildi

    1929 yılında Mussolini Vatikan’ı Papa’ya iade edip onu dinsel olduğu kadar dünyasal bir önder konumuna getirdi. Günümüzde Vatikan pek çok devlet tarafından tanınmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri bile Vatikan’a elçi gönderip Vatikan devletini dinsel olduğu kadar dünyasal bir devlet olarak da tanımaktadır. Amerika başka herhangi bir dinsel kuruluşu bu şekilde tanımamaktadır. Böyle yapması anayasasına aykırıdır. Günümüzde gelişmekte olan Papalığı gözlemleyen biri gerçekten de bütün dünyanın onun gücüne şaştığını görür.

  4. İnsanlar bu güce ibadet ettiler

    Bu güce ibadet edildiğini anlamak için tek yapmamız gereken insanların papalığa nasıl saygı gösterdiğini gözlemlemektir. 1260 yıllık saltanatı boyunca çok az dünyasal hükümet onun gücünü inkar etme cesareti gösterebildi. Binlerce kişi için hayatın ve ölümün anahtarlarını elinde tutmaktaydı.

  5. Yüceler Yücesine karşı büyük sözler sarfetti
  6. 42 ay boyunca hüküm sürecekti (42 ay= 1260 gün)
  7. Kutsallara savaş açtı
  8. Bugün bütün dünya ona ibadet etmektedir

    Yukarıdaki dört maddenin nasıl gerçekleştiğini görmek için Daniel 7 ve bu belgedeki D, E ve G maddelerine bakınız.

  9. Sayısı 666’ydı

    Vahiy 13:18 ayetinin 666 sayısının yazılı olduğunu bildirmediğine dikkat edin. Bunu yerine canavarın sayısını anlamak için bu sayıyı hesap etmek, ya da toplamak gerektiğini söylüyor. İnsanların isimlerindeki harflere sayısal değerler verip bunları toplamak eski bir İbrani geleneğiydi. Böylece bu sayı o kimsenin sayısı oluyordu. Kutsal Kitap canavarın bir sayısı olduğunu ve bu sayının 666 yaptığını bildiriyor. Roma Kilisesinin bütün piskoposlarının kullandığı ünvanlardan biri Latince’de “Allah’ın Oğlu’nun rahibi” anlamına gelen Vicarius Filii Dei’dir. Aşağıdaki tabloda bu ünvandaki harflerin Roma rakamlarıyla verilen sayısal değerlerinin toplamının Kutsal Kitap’ta verilen 666 sayısını meydana getirdiğine dikkat ediniz:

    V I C A R I U S  
    5 1 100     1 5   112
          F I L I I  
            1 50 1 1 053
              D E I  
              500   1 501
      T O P L A M   666

    Yukarıda sözü geçen özelliklerden herhangi biri ya da bir kaçı başka kişilere ya da kuruluşlara uyarlanabilir, ancak hepsi birlikte sadece Roma Katolik Kilisesine özgü özelliklerdir.